Dünya spor giyim devi Nike, son dönemde iş dünyasında sıkça tartışılan “çeşitlilik ve kapsayıcılık” (DEI) politikaları nedeniyle zorlu bir hukuk sınavıyla karşı karşıya. ABD federal makamları, şirketin beyaz çalışanlara ve iş adaylarına yönelik ayrımcılık yaptığı iddiaları üzerine resmi bir soruşturma yürütüyor.
Soruşturmanın Odağında Ne Var?
ABD Eşit İş Fırsatları Komisyonu (EEOC) tarafından yürütülen incelemede, Nike’ın insan kaynakları süreçleri mercek altına alındı. Soruşturma kapsamında şu başlıklar titizlikle inceleniyor:
- İşe Alım ve Terfi: Beyaz adayların sistematik olarak engellenip engellenmediği.
- Eğitim Süreçleri: Programların ırksal bir dışlama içerip içermediği.
- İşten Çıkarma Kararları: Kararların federal ayrımcılık yasalarına uygunluğu.
DEI Politikaları Tartışmaya Açıldı
Nike’ın “Çeşitlilik, Eşitlik ve Kapsayıcılık” (DEI) vizyonu, soruşturmanın ana eksenini oluşturuyor. Yetkililer, bu politikaların azınlık haklarını korurken, beyaz çalışanları dezavantajlı duruma düşürüp düşürmediğini araştırıyor. Şirketten bu kapsamda detaylı personel verileri ve strateji belgeleri talep edildi.
2024’ten Mahkeme Salonlarına
Aslında 2024 yılında sessiz sedasız başlayan bu süreç, Nike’ın belge paylaşımı konusundaki tutumu nedeniyle mahkemeye taşındı. Federal kurum, şirketin sunduğu yanıtları “yetersiz” bularak hukuki süreci hızlandırma kararı aldı.
Nike’ın Savunması: “Fırsat Eşitliğine Bağlıyız”
İddiaların odağındaki Nike ise suçlamaları reddeden bir açıklama yaptı. Şirket yönetimi, tüm çalışanlara eşit mesafede durduklarını ve ayrımcılığın her türlüsüne karşı olduklarını belirtti. Şu an için Nike aleyhine verilmiş kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı bulunmuyor; süreç iş birliği çerçevesinde devam ediyor.
ABD’de “Ters Ayrımcılık” Dönemi mi Başlıyor?
Hukuk ve iş dünyası uzmanlarına göre bu dava, ABD’de son yıllarda yükselen “ters ayrımcılık” tartışmaları için bir dönüm noktası olabilir. Büyük markaların toplumsal dengeyi sağlama adına uyguladığı kotaların, hukuki sınırları bu dosya ile yeniden çizilebilir.








